Semerkant, Amin Maalouf

Şu cahillere bak, dünyaya egemen onlar. s. 16

Gerçek, iki yüzlüdür. İnsanlar da öyle. s. 55

İnsanların kim oldukları sade adlarından mı anlaşılır sanıyorsun? Bakışlarından, yürüyüşlerinden, konuşma biçimlerinden de anlaşılır. s. 68

Cennet de cehennem de senin içinde. s. 93

Soyunu sürdürmeyi reddetmesinin nedeni, varoluşun ona taşınamayacak kadar ağır bir yük olarak gözükmesiydi. “Ne mutlu dünyaya hiç gelmemiş olana” deyip dururdu. s. 103

Onca düş kırıklığı onca pişmanlık, başka türlü yaşamak istediğim onca şey! s. 117

Ölümle ittifak yapan hiçbir dava haklı olamaz. s. 122

İstediğin kadar şatafata gömül, insanlık halinin sefaletinden kurtulamazsın. s. 143

“Sevmeyi bilmiyorsan şayet, neye yarar güneşin doğması ve batması?” s. 157

Keyfi idareye bırakılmış bir ülkede insanın hayatını dürüstçe kazanamayacağını anladım. s. 194

Ben, şayet yazılmamışsa, hiçbir yaprağın ağacından kopmayacağına inanırım. s. 218

Öyle anlar vardır ki vereceğin her karar kötüdür. Kötüler arasında, sana en az pişmanlık vereceği seç! s. 277

Zayıflar için haklı olmak suçtur. s. 309

- Gidiyorsun. - Evet. Ama başka türlü. - "Başka türlü" nasıl gidilir? - Seninle gidiyorum. s. 311

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son Mektup, André Gorz

Şeker Portakalı, José Mauro de Vasconcelos

Mutlu Olma Sanatı, Arthur Schopenhauer

Soğuk Kazı, Birhan Keskin

Kayıtsız Adam, Marcel Proust

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı

Bahçıvan ve Ölüm, Georgi Gospodinov

Eski Bahçe, Tezer Özlü

Bütün İnsanlar Ölümlüdür, Simone de Beauvoir

Belki Yine Gelirim, Ahmet Telli