Kayıtlar

İrlanda Edebiyatı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Böyle Küçük Şeyler, Claire Keegan

Resim
Bu dünyada en kolay iş her şeyini kaybetmekti, Furlong bunu biliyordu. s. 17 Her zaman böyle diye düşündü Furlong; bir saniye ara vermeksizin, hemen yapılacak bir sonraki işe geçiyorlardı hep. Olup bitenler üzerine düşünüp kafa yoracak zamanları olsaydı, diye düşündü, hayat nasıl olurdu acaba? s. 21 Fakat insanlar çok şey söylerlerdi ve söylenenlerin en az yarısı inanılır şeyler olmazdı; kasaba asılsız düşünceler ve dedikodulardan yana hiçbir zaman yokluk çekmezdi. s. 36 "Bu hayatta ilerlemek istiyorsan bazı şeyleri görmezden gelmek zorundasın, ancak böyle yol alabilirsin." s. 40 Çok yakınında olmayınca ne çok şey olduğundan daha hoş görünmeyi başarıyordu. s. 48 İnsanlardan alabileceğinin en iyisini almak istiyorsan onlara daima iyi davranmalısın derdi Bayan Wilson hep. s. 70 İnsanlar iyi olabilirler düşündü Furlong kasabaya geri dönerken; bütün mesele karşılıklı özveriden ve bu konuda diğer insanlarla da kendinle de iyi geçinmene imkân tanıyacak bir denge tutturabilmeyi öğre...

Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, James Joyce

Resim
Güneşli bir günde nasıl ölünüyorsa böyle bir günde de pekâlâ ölebilirdi insan. S. 25 Düşüncesiz coşkunluk yolunu şaşırmış bir gemiye benzer. S. 46 Ruhunun tükenişini arzuyla beklediğini bildikten sonra dua etmek neye yarardı ki? S. 115 Çekilme sevgili çocuklarım, bir süre şu hayatımızın sıkıntılarından, şu bayağı dünyamızın sıkıntılarından, vicdanımızın durumunu incelemek, kutsal dinimizin gizleri üstüne derin derin düşünmek ve niçin burada bu dünyada bulunduğumuzu daha iyi anlamak için uzaklaşmak demektir. S. 120 Yeryüzündeki ateş, yaktığı nesneyi aynı zamanda yok eder, bu yüzden, yanışı ne kadar yeğinse o kadar az sürer; ama cehennem ateşi yaktığı şeyi yok etmeme özelliğini taşır, inanılmaz bir yeğinlikle, ama sonsuza kadar yanar. S. 132 Ayrıca, yeryüzündeki ateş ne kadar kızgın ve yaygın olursa olsun ancak bir yere kadar uzanır; ama cehennemdeki ateş gölü sınırsızdır, kıyısızdır, dipsizdir. Kayıtlarda şu da var ki şeytan, kendisi bile, bir askerin sorusuna karşılık, koca b...

Hawthorn ile Child, Keith Ridgway

Resim
Bütün gün hikâyeler okuyorum. Bütün hafta. Okuyorum. Dinliyorum. Hikâyeler, konular ve kurgular dinliyorum. Karakterleri elimde tartıyorum, meyve seçer gibi. Ağzımı büzüp, kafamı eğip tavsiyeler veriyorum. Şöyle yapsan hikâye daha anlamlı olurdu. Hikâye daha inanılır, karakterler daha cana yakın olurdu, hikâye daha iyi akar, eğer şunu şunu yapsan açık kalan yerleri de birleştirmiş olursun. Ve onlar da beni dinliyorlar. Ve insanlar da sonra bunları okuyor. İnsanlar gerçekten hayatlarının içinde bunları okuyorlar. Sayfalar numaralanmış ve numaralar ardışık. Orada beni gören olmadı. Yakalanmadım. Zaman uzayabilir ama asla kırılmaz. Asla kırılmaz. Benim dairemde açık kirişler ya da kancalar yok. İp var ama. İpim var. Hiç kullanılmamış. Gardırobumun üzerinde toplanmış bir şekilde duruyor. Kendimi hiç bu kadar kızgın hissetmemiştim. Hiç bu kadar kızgın ve soğuk olmamıştım. Bir bardak  Highland Park  dolduruyorum. Trainer’ı düşünüyorum. Onu merak ediyorum. Hayatını mahvet...