Kayıtlar

Norveç Edebiyatı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sofie'nin Dünyası, Jostein Gaarder

Resim
K ierkegaard için kaygı neredeyse olumlu bir şeydir. Kişinin bir varoluşsal durumda bulunduğunu gösterir. Bu kişi daha yüksek bir aşamaya sıçrama yapıp yapmayacağına kendi karar verebilecektir. s. 21 Filozoflardan ve düşüncelerinden söz ederken hep erkekleri kastettim aslında. Çünkü felsefe tarihi de erkeklerin damgasını taşıyor. Bunun nedeni de, kadının hem kadın hem de düşünen bir varlık olarak insanlık tarihi boyunca hep ezilmiş, baskı altında tutulmuş olması. Kötü bir şey bu, çünkü birçok önemli deneyimin yitip gitmesine neden oluyor. Ancak bizim yüzyılımızda kadınlar felsefe tarihine tam anlamıyla adım atabildi. s. 39 Eğer filozofun kastettiği, bu dünyadaki her şeyi bilemeyeceğinin farkında olan bir kişinin, aslında az şey bildiği halde çok bildiğini sanan birinden daha akıllı olduğuysa, bu görüşe katılmak için çok düşünüp taşınmak gerekmezdi. s. 71 Sokrates'in bir gün pazarda bir tezgahın önünde durup şöyle dediği anlatılır: "Ne kadar da çok şey var hiç mi hiç işime yara...

At Çalmaya Gidiyoruz, Per Petterson

Resim
Artık zamanın benim için önemli olduğunu hissediyorum. Daha hızlı ya da yavaş geçsin diye değil, yalnızca zaman olsun diye; içinde yaşadığım, fiziksel olaylar ve etkinliklerle bölebildiğim bir şey olarak benim için belirginleşsin ve farkına varmadan geçip gitmesin diye. S. 13 ..., çünkü her şey dünyaya bakmak için hangi yolu seçtiğinize bağlıydı; ... S. 26 ... o kadar erken yaşamını yitirmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyordum. Yaşamını yitirmek, sanki elinde bir yumurta varmış, sonra yumurtayı bırakmışsın, yere düşüp kırılmış gibi; bu duygunun başka hiçbir şeye benzemediğini anladım. S. 54 ... bu dünyada her şey en sonunda bir dengeye ulaşır, tanrıların gülümseyebilmesi için başlangıçta bozulan dengenin yeniden kurulması şarttır. S. 61 İnsanlar onlara bir şeyler anlatmanızdan hoşlanıyorlar, mütevazı ve güven veren bir ses tonuyla yeterince şey anlatırsanız sizi tanıdıklarını sanıyorlar, ama aslında tanımıyorlar, sizin hakkınızda bir şeyler öğreniyorlar sadece, çünkü öğrend...

Açlık, Knut Hamsun

Resim
Bahtımın hep kapalı oluşuna sebep neydi acaba? Yaşamak, başkaları kadar benim de hakkım değil miydi? S. 48 Uyuyamayacak olduktan sonra gözlerini kapalı tutmanın ne faydası var? S. 64  Açsak neler duymayız ki! S. 66 Ben hayvanları kafeste görmekten hiç hoşlanmam. Kendilerine bakıldığını bilir bu hayvanlar; onlara bakan yüzlerce gözü hisseder bu hayvanlar; dokunur bu onlara. Ben gözetlendiklerini bilmeyen hayvanlar isterim. Kendi inlerinde gezinen, uykulu yeşil gözlerle uzanıp pençelerini yalayan, düşünen ürkek hayvanlar. S. 93 ... başkalarından daha namuslu yaşamaya mecbur muydum sanki; sözleşmem mi vardı benim. S. 94 O gitti, ben kaldım; ardından baktım, sessizce ağladım. S. 116 Üfff çekingen insanlar ne zor! Onların yanında her şeyi bizim yapmamız, bizim söylememiz gerek. S. 119 İnsan fazla kibrinden dolayı ölebilirdi. S. 194 İnsan deli olmasa bile biraz duyarlı bir kalbe sahip olabilir, pekala. Öyleleri vardır ki ufak tefek ...

Naif. Süper, Erlend Loe

Resim
Her gün duvara toslayan binlerce insan vardır muhtemelen, dedi, birçoğu belki bunu benim kadar ağır yaşar ama sonra işler yoluna girer. S. 13 Bana göre yaşlanmak, ne zamandır bir tür huzursuzlukla alakalıydı. Mekânı pek kafaya taktığım yok ama zamanla ilgili sorunlarım olduğu kesin. S. 14 Hiçbir planım yok. Pek çok şeyin anlamsız olduğu duygusu hâlâ baskın. İnsanı heveslendirmiyor bu duygu. Tempoyu sonuna kadar düşürdüm. Sıfıra. En baştan başlamam gerektiğini düşünüyorum. İnsan nasıl en baştan başlar? S. 16 Lisedeki ilk senemden sonra matematik ve fizik almayı bırakmıştım. O zamanlar varlığımı dayandırabileceğim başka şeyler bulacağımı varsaymıştım. Bugün artık o kadar da emin değilim bundan. Belki de hata yapmışımdır. S. 29 Sonsuzluk hakkında bilmeniz gereken en önemli şey, onun yalnızca büyük bir sayı olmadığıdır, diyor. S. 81 Evrenin bir sonu varsa, insanoğlunun varlığının anlamsız olduğu duygusuna kapılmamak elde değil. Niye herhangi bir şey yapmaya ka...

Bildiğimiz Dünyanın Sonu, Erlend Loe

Resim
Doppler 'in devamı... İnsanlar bir şey isterler, sonra tam tersini isterler, ardından birazcık daha farklı bir şey isterler ve aslında ifade ettiklerinden başka bir şey istediklerini anlamadığında da sinirlenirler. S. 14 Gençlik. Ne kadar güzel bir masumiyet. S. 27 ... - bu aslında on dördüncü yüzyılda Ockhamlı William’ın ileri sürdüğü bir ilkedir: Bir olgu ya da olayın birkaç makul açıklaması varsa, en basit açıklama doğruya en yatkın olandır. S. 52 ... her şeyin anında söylenmesi gerekiyor, söylenmezse kemikleşiyor, başka şeylerin altında kalıp görünmez oluyor. S. 64 Doppler artık interneti kaldıramadığını fark etti. İnternetteki bilgi miktarı devasaydı. Dünyayı çok geniş bir elektronik ağla birbirine bağlamanın hastalıklı bir fikir olduğunu düşündü. S. 66 Ama bu dünyada pek çok şey tuhaf zaten. S. 77 Pek çok kere, hiç konuşmamak en iyisi, diye düşündü. “Konuşmak, önemi fazlaca abartılmış bir meziyet. İstemiyorsan konuşmazsın.” S. 79 Ama kitaplar raflar...

Doppler, Erlend Loe

Resim
Babam öldü. Dün bir geyik avladım. Ne diyebilirim? Ya o ya ben, birimiz canından olacaktı. Açlıktan geberecektim. Bir deri bir kemik kaldım dersem yeridir. S. 9 Hep dolanıp duruyor bu geyikler. Başka yerlerde hayatın daha iyi olduğuna inanıyorlar sanırım. S. 9 ..., tüm iyi niyetime rağmen doğadan vahşice faydalandım, en yakın zamanda geri verebileceğimden fazlasını aldım büyük ihtimalle, bu da canımı sıktı. S. 10 Hayat bana, doğruyu gizlersem başıma kötü şeyler geleceğini öğretti. S. 11 Annesini öldürdüğüm için ondan özür diledim; artık korkmasına gerek kalmadığını, bugünden sonra buraya istediği gibi gidip gelebileceğini söyledim. Geyik bir şey demedi tabii. Kocaman, güvenen gözlerle bana baktı. Konuşamayan biriyle olmak harika. S. 13 Artık böyle. İnsanlar çevrelerine duvar örüp birbirlerinden korkar hale geldiler. S. 15 “Anlaştık” dedi ve elimi sıktı. Bu iyi. Avcı toplayıcı kültürü için büyük bir başarı. Bıçakla öldürülmüş bir geyik, süt ve diğer tüket...