Kayıtlar

Didem Madak etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Pulbiber Mahallesi, Didem Madak

Resim
Artık büyü diyorlar bana Ekmeğini salatanın suyuna banma. s. 15 Pardon diyorum ayağıma bastığında dünya Saçlarımın ucundan başlıyor artık kırılma Kelimelerin tadına bakıyorum Zehrinden korktuğum acı kelimeler yutuyorum yanlışlıkla. s. 16 İnsanlara uyanmalarını kim söylüyor Füsun Kim sabah oldu diyor onlara? s. 17 Belki bir gün balkona çıkar Blok flütle çocuk şarkıları çalarım Bana artık büyü diyorlar Bütün renkleri mezun etmişler hayatlarından Karanlığa emekli öğretmenler gibi sanki insanlar. Bilirsin işte Füsun gidişinden bu yana Hüzün sektöründe bilfiil yirmi üç sene görev yaptım! İnfaza götürürken bari üst benlerim Gözüme bir gökkuşağı bağlasalar. Bir gece kalkıp bütün ışıkları yakacağım Füsun Şiirime ışıktan bir nokta koyacağım! s. 17 Acı denizlere doğru akıyorum... s. 18 Bazı yarım işleri artık tamamlıyorum. Bazı yarım şiirleri Bazı yarım baş ağrılarıyla. s. 19 İsminden ismimle doğduğuma inanıyorum Füsun. Bu inanç hiç bitmiyor. s. 19 Dokunsalar dağılırdı iyi pişmiş kurabiyele...

Grapon Kağıtları, Didem Madak

Resim
Annem Ki beyaz bir kadındır Ölüsünü şiirle yıkadım. Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım. Sevgili Anneciğim Binlerce kez açıldım, binlerce kez kapandım yokluğunda Kocaman bir dağ lalesi gibi Ve kapkara göbeğini dünyaya fırlatacakmış gibi duran. s. 16 Sanki mürekkebi rutubet olan bir kalem Duvarlara hep senin resmini çiziyor. Di'li geçmiş zamanda birçok resim, Hep gülümsüyorsun. s. 16 Kış başında bir ton kömür yığarlardı kapıya Bazen görülen rüyalar gibi kapkara Bir ton rüya çıtırdarken Sen kar yağmadan önce başkaydın, Kar yağdıktan sonra bambaşka. s. 17 Artık bütün üzgün oluşlarımın adı: Anne. s. 18 Müjde Bilir'e İki sigaram kaldı bu gece için maviş anne İki muhabbet kuşum. İki kendim varmış maviş anne Biri benmişim, biri mutsuz Ben ölürsem maviş anne, mutsuza kim bakacak? Dünyaya bile bir dünya anne lazım. Biri sen ol maviş anne, biri ben. Dünyanın bütün sabahlarına iki bilet al da Birlikte gidelim maviş anne...

Ah'lar Ağacı, Didem Madak

Resim
Berbattı, Bir şiire böyle başlanmazdı. s. 12 Yapıştırsam da parçalarını hayatımın Su sızdırıyordu çatlaklarından. Karnabahar kızartmıyordu asla Başroldeki kadınlar. s. 12 Güçlü bir el silkeledi beni sonra Sanırım Tanrı'nın eliydi. Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan. Binlerce yeşil gözü olan bir zeytin ağacı gibi, Çok şey görmüşüm gibi Ve çok şey geçmiş gibi başımdan, Ah… dedim sonra Ah! s. 14 Çocukken şöyle dua ederdim Tanrı'ya: Tanrım bana hiç erimeyen, Kırmızı bir bonbon şekeri yolla. Eski tül perdelerden gelinlik biçerdik Kardeşimle kendimize durmadan, Olmayan çayları, Olmayan fincanlardan içerdik. Olmayan kapıları açardık, Olmayan ziller çaldığında. Siyah papyonlu olurdu mutlaka Resim defterimizdeki damat. Yedi günde yarattığımız dünya Mutlu olurduk pastel koksa. Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı’ya: Olanlar oldu tanrım Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla! s. 15 Güzin Ablası kitaplar olan bir kızdım. İçim sıkılmasa o kadar, Tek bir satır bile okumazdım. s. 17 İn...