Kayıtlar

Jack London etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Martin Eden, Jack London

Resim
Büyük şairlerin hiçbir dizesi harcanıp atılamaz. Bu, dünyayı güçsüzleştirir. S. 18 Gözlerini kapayıp aklına on bin kitabın görüntüsünü getirdi. Bütün güç kitaplardaydı. S. 53 Hayat, düşünceleri erkek arkadaştan öteye geçemeyen kızlardan çok daha fazla şey ifade ediyordu. S. 62 Ne söylediğinizi, biraz da nasıl söylediğiniz belirler. S. 74 Martin o an, Ruth tarafından şekillendirilmek için ölüp biten bir hamur; Ruth da onu ideal erkek formuna büründürmek için aynı hevesle yanıp tutuşan bir kadındı sanki. S. 108 O kızın sert bakan gözlerini gördünüz. Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak olmaz. S. 121 Aşkın akılla bir alakası yoktu. Sevdiği kadının doğru veya hatalı yargılarda bulunması önemsizdi. Aşk bunlardan üstündü. S. 146 Buralara nereden geldiğimi biliyorum, gidecek daha çok yolumun olduğunu da biliyorum ve gerekirse dizlerimin üstünde sürünerek de olsa oraya gideceğim. S. 148 Halbuki bu dünya öyle kurulmuş ki, mutluluk için para ...

Ateş Yakmak, Jack London

Resim
... insan her konuda kendinden fazla emin olmamalıydı. S. 9 Beceriksizce ama büyük bir özenle besliyordu ateşi. Çünkü ateş, hayat demekti, sönmemeliydi. S. 16 Sonra hayatında tattığı en rahat, en huzur verici uykuya dalıp gitti. S. 21 Kibritler elini yaksa ne olurdu ki? Yanmış eller, ölü ellerden daha iyiydi. Hatta elsiz kalmak bile ölmekten iyiydi. S. 30 Ve “Asla tek başına yola çıkma!” artık onun için de kuzeyin ana kuralıydı. S. 31 “Hepsinden geriye bu söz kalacak: Yaşadılar ve attılar zarlarını. Oyundan çok şey kazanılacak, Ama yitireceğiz zarların en hasını.” S. 33 Ardından varoluşun şimdiye kadarki en korkunç trajedisi başladı: emekleyen hasta bir adamla topallayan hasta bir kurt, ıssızlığın ortasında ölmekte olan gövdelerini sürüklüyor ve birbirlerinin canını istiyorlardı. S. 53