Günler Aylar Yıllar, Yan Lianke
Büyük kuraklığın olduğu o yıl, zaman kavrula kavrula küle döndü; gün, yakalamaya çalıştığınızda kor gibi elinize yapışıyordu. Şişe geçirilmiş gibi duran güneş, günler boyunca başınızın üzerinde öyle asılı dururdu. İhtiyar adam sabahtan akşama kadar kendi saçından gelen yanık kokusunu alırdı. S. 7 Sonra, kapının ağzına uzanmış olan kör köpeğin başını okşadı. Hadi gidelim, dedi ihtiyar, ayın battığına inanmazsan yıldızların parladığını da görmezsin, şansımızı başka bir yerde arayalım. S. 29 Kör, diye seslendi ihtiyar, baksana, ay çıkmış, uyu hadi, uyursan açlık hissetmezsin, rüyanı yiyecek gibi görebilirsin. S. 45 Kör, dedi ona, ikimizden biri diğerinden önce ölecek, hayatta kalan öleni buraya gömmeli. Bunları söyledikten sonra köpeğin sırtını okşayıp gözyaşlarını sildi ihtiyar, sonra cebinden bozuk bir para çıkarıp parayı tura yüzü üste gelecek şekilde yere bıraktı, köpeğin sağ patisini alıp paranın üstüne koyduktan sonra, yaşam ve ölümü kader belirler, dedi, şimdi yazı tura ata...