Kayıtlar

Ian McEwan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sahilde, Ian McEwan

Resim
  “…acımasız bir kişilik, yalın fırsatçılık ve şans, milyonların kaderini değiştirebilirdi…” s. 13   Aşık olmak ve bunu söylemek bir özgürlüktü. s. 40   Kendisinin hissettiği, hem acı hem de zevk veren ayrıksılığı bir başka kişinin de hissedebileceği hiç aklına gelmiyordu. s. 49   İnsanın bedeninin bazen duygularına dair yalan söylememesi ya da söyleyememesi utanç verici. Görünüşü kurtarmak için kim kalbinin atışlarını yavaşlatabilmiş ya da yüzünün kızarmasının önüne geçebilmiş ki? s. 55   Tarihimiz ve doğamız bizi her zaman yok olmamızın düşünü kurmaya mahkûm etmez miydi? s. 73   Elindeki pantolon ağır geliyor, gülünç görünüyordu, bir ucundan birleşmiş bu paralel uzayan kumaş borular, son yüzyılın bu zorunlu modası. Onları giyerse toplum içine, sorumluluklarına ve utancının gerçek derecesine geri dönecekmiş gibi geliyordu. s. 81   Bir hayatın bütün gidişi işte böyle değiştirilebilirdi — hiçbir şey yapmayarak. s. 101

Fındık Kabuğu, Ian McEwan

Resim
Hiç kimse bir cümleyi “ama” diyerek bitirmez. s. 23 Alaycılıktan da kötü: Aldırmıyor, aldırmadığının da farkında değil. s. 35 Beden yalan söyleyemez, ama zihin başka ülkedir. s. 38 Çünkü sadece masallarda istenmeyen bebekler öksüz kalınca kaderleri düzelir. s. 39 Dökülen sütü bardağa koyamazsın. s. 49 Edebiyatın tamamı, sanatın tamamı, insanların bütün girişimleri, mümkün olabileceklerin evreninde sadece birer noktacıksa, neden olmasın? Belki bu evren bile sayısız gerçek ve olası evrenin içinde bir noktacıktır. s. 53 Aşk biterse ve bir evlilik çökerse, ilk kaybedilen, içtenlikli anılardır, geçmişi dürüstçe, tarafsızca hatırlamaktır.s. 57 Sevişmemiz, konuşmamızın bir uzantısıydı, konuşmamız da sevişmemizin. s. 58 Tanıdığınız herkesi günahlarından arındırabilirdik. Aşkımız dünyadaki iyilikler içindi. s. 58 Bitmeyen mutluluk, varoluşsal türden bir can sıkıntısıdır. s. 62 Aşkın sürüp sürmemesinin önemi yok. Önemli olan onun var olması. s. 78 Başkalarına ne kadar yakınlaşırsanız yakınlaşın,...

Amsterdam'da Düelllo, Ian McEwan

Resim
Ne Tanrı'nın ne de yokluğunun sorumlu tutulacağı, ciddi olarak ters giden bir şey vardı dünyada. S.12 Molly onu öpmüş, kulağına, Gitmesine engel olmak için bir kadınla evlendi / Kadın artık hep orada, dizelerini fısıldamıştı. S. 14 Garmony onaylamak için başını kısaca eğdi. "Yeterince doğru bir yaklaşım. Ancak Bay Linley, hiçbir adalet sistemi insan hatasından muaf değildir." S. 20 Farklılıkları dile getirmek ve dost kalabilmek uygar yaşamın özüdür, sizce de öyle değil mi? S. 21 Notalar erişilemeyen bir şeye karşı duyulan yalın bir özlemi çağrıştırıyorlardı. Birisine duyulan özlemi. S. 23 Ritimleri, ezgileri, keyifli armonileri "okuma" kapasitemiz, yalnızca insana özgü olan dil öğrenme yeteneğimiz gibi genlerimizde yazılıdır. Antropologlar bu üç öğenin bütün müzik kültürlerinde var olduğunu ortaya çıkarmışlardır. S. 25 İnsanın düşüşünü yönlendirebiliyor, ancak önleyemiyorlardı. S. 27 Herkesin ilk bilmek isteyeceği şey budur -anlaşmazlıkları nası...