Kayıtlar

Gabriel García Márquez etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Albaya Mektup Yok, Gabriel García Márquez

Resim
  “İnsanlık bir bedel ödemeden ilerlemiyor.” S. 28 “Böyledir işte,” dedi. “İnsanın nankörlüğü sınır tanımaz.” S. 32 “Büyük şeyler için bekleyen, küçük şeyler için de bekleyebilir.” S. 34 “Bugün kesinlikle gelmesi gerekiyordu,” dedi albay. Posta şefi omuzlarını silkti. “Kesinlikle gelen tek şey ölümdür albay.” S. 47 “Kötü bir durumun en kötü yanı bize yalan söyletmesidir.” S. 50 “Şapka giymiyorum, böylece onu kimse için çıkarmam gerekmiyor.” S. 57

Kırmızı Pazartesi, Gabriel García Márquez

Resim
Mutluluğu tatmanın tek çaresi onu paylaşmaktır. "Ben hayatta oldukça sen o pınardan içemezsin." S: 15 "Bu kadar acımasız olma," demişti ona Santiago Nasar.  "Onu bir insan olarak düşünsene." S: 17 ...çünkü öyle bir konuşma tarzı vardı ki, bir şey söylemekten çok, gizlemeye yarıyor gibiydi. S: 30 Angela Vicario, dört kızın en güzeliydi, tarihteki büyük kraliçeler gibi göbek kordonu boynunun çevresine sarılı olarak doğduğunu anlatırdı annem. S: 34 ..., annesi tek bir sözle onu susturmuştu. "Aşk da öğrenilir." S: 37 Bizlerden daha sağlıklıydı; ama insan onun göğsünü dinleyince yüreğinin içinde fokurdayan gözyaşlarını duyabiliyordu. S: 39 “Üzgünüm Bayardo, ama siz gençler duygusal nedenleri anlayamazsınız. ” S: 40 Kapalı yerdeki çiçeklerin kokusunun ölümle yakın bir ilişkisinin olduğunu sık sık söylerdi bana. S: 45 "Artık korkmuyordum," dedi bana. "Tam tersine, sonunda ölümün a...

Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel García Márquez

Resim
Ahlak da bir zaman sorunudur, derdi, yüzünde hınzırca bir gülümsemeyle, görürsün bak. (S: 11) … ölümlülerin çoğunun ölüp gittikleri bir yaşta yeni bir hayatın başlangıcıydı o telefon. (S: 12) … hayatımı sürdürebilmek için, bana fazla gelen ne varsa müzayedelerle satmaya başladım, sonunda kitaplarla rulolu laterna dışında hemen her şey fazla gelmişti. (S: 13) Kırk iki yaşındayken bir gün sırtımda soluk almamı zorlaştıran bir ağrıyla doktora gitmiştim. Adam bunu hiç önemsemedi: “Sizin yaşınızda bu ağrı doğaldır,” dedi. “Öyleyse,” dedim, “doğal olmayan benim yaşım.” Doktor, merhamet yüklü bir ifadeyle gülümsedi. “Görüyorum ki siz bir filozofsunuz,” dedi. Yaşımı ilk kez yaşlılıkla ilintili düşünüyordum, ama bunu unutmakla gecikmemiştim. Her Allah’ın günü bedenimde yıllar geçtikçe yeri ve biçimi değişen başka bir ağrıyla uyanmaya artık alışmıştım. Bu ağrı bazen ölümün pençesini andırıyor, ertesi gün uçup gidiyordu. O dönemlerde, yaşlılığın ilk belirtisinin insanın babasına benze...