Kayıtlar

Sema Kaygusuz etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yüzünde Bir Yer, Sema Kaygusuz

Resim
Kendini, kendinle hırpalıyordun. S. 12 Bir şeye ad vermek, onu kendine alışmaya zorlamaktır. S. 18 Düne kadar sadece hissederek yaşardın. Bir önceki günün hissini anımsayarak benzer bir şey hissetmek üzere alesta bekler, önceki zamanlardaki hislerinin hatırasıyla kendinin karbon kopyası olurdun. S. 24 Hisler düşünceyi tetiklemediğinde hissedilmiş olanı hissetmekten başka elden bir şey gelmiyor. S. 24 İnsanın olmadığı haliyle kusursuzluğa özendiği bu viran çağdan, olduğu haliyle kusursuzluğa eriştiği olası bir çağa sıçrayalım seninle. Herkesin anladığı dilden konuşan peygamberlerin henüz türemediği, hiçbir tanrı buyruğunun yazılmadığı, Gılgamış’tan başka kimsenin ölümsüzlüğe yeltenmediği, insanın yediği kadar avlandığı çağdışı bir çağ olsun söz gelimi. Madem yerimizde duramıyoruz bir sesli bir sessiz iki harf gibi yan yana, dokunaklı bir çığlığın hecesi olalım ikimiz. S. 25 Anlatılara düşkünlüğün, varoluşsal ıstırabındandır. Yaratılan misal alemiyle teselli bulmak için. S. 29 ...

Yere Düşen Dualar, Sema Kaygusuz

Resim
Kütüphanem bir tür kitap gömütlüğüdür. S. 12 Kirlenmek, diye geçirdim içimden, zamanı başka bir akışta durdurmak olmalı. S. 15 Sessizlikle baş edebilmenin tek yolu bir mazereti güçlü bir nedenselliğe evirebilmekten geçer. Hayal gücümüzün asla evcilleşmeyecek tırnaklı bir hayvana dönüşmesini başka türlü açıklayamayız. Kendi hayvanımızla burun buruna kaldığımızda yaşadığımız çaresizliği de. Çoğu zaman intikamcı bir hayvandır bu. Ürküntüyü ve hayal kırıklığını olduğundan daha da abartılı yaşar. S. 15 Biri sizin hakkınızda bir şeyler geveliyorsa az çok kendisinden bildiği her neyse onu dile getiriyordur. Kendinde olmayan bir şeyi başkasında göremezsin. S. 18 Her sanmanın mayasında büyülenme ve yanılsama olsa da, varoluş nedenini bir raslantıdan alır. S. 19 Kimi zaman insanlar acıyı nerelerine sığdıracaklarını bilemezlermiş. S. 28 Yazıyı ve yazılı hiçbir şeyi sevmeyişim hayattaki en büyük sırrımdı benim. S. 29 Basitlik ile yalınlık arasında derin bir uçurum v...