Kayıtlar

Çin Edebiyatı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Günler Aylar Yıllar, Yan Lianke

Resim
Büyük kuraklığın olduğu o yıl, zaman kavrula kavrula küle döndü; gün, yakalamaya çalıştığınızda kor gibi elinize yapışıyordu. Şişe geçirilmiş gibi duran güneş, günler boyunca başınızın üzerinde öyle asılı dururdu. İhtiyar adam sabahtan akşama kadar kendi saçından gelen yanık kokusunu alırdı. S. 7 Sonra, kapının ağzına uzanmış olan kör köpeğin başını okşadı. Hadi gidelim, dedi ihtiyar, ayın battığına inanmazsan yıldızların parladığını da görmezsin, şansımızı başka bir yerde arayalım. S. 29 Kör, diye seslendi ihtiyar, baksana, ay çıkmış, uyu hadi, uyursan açlık hissetmezsin, rüyanı yiyecek gibi görebilirsin. S. 45 Kör, dedi ona, ikimizden biri diğerinden önce ölecek, hayatta kalan öleni buraya gömmeli. Bunları söyledikten sonra köpeğin sırtını okşayıp gözyaşlarını sildi ihtiyar, sonra cebinden bozuk bir para çıkarıp parayı tura yüzü üste gelecek şekilde yere bıraktı, köpeğin sağ patisini alıp paranın üstüne koyduktan sonra, yaşam ve ölümü kader belirler, dedi, şimdi yazı tura ata...

Yaşamak, Yu Hua

Resim
Onunla, tüm benliğimle mutlu olmuş, sonunda neler olacağını bir an bile düşünmemiştim. S. 9 Kendi kendime babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapamadığı şeyler olduğunu düşündüm, ama bunu nasıl kabul edebilirdim ki. S. 15 Erkekler açgözlü kedilere benzer! S. 19 Aslında kazandıklarım hep küçük paralardı, ama kaybedince bir servet kaybediyordum. S. 22 Tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastaymış gibi ağlarlar. S. 23 Yürürken ağladım, ağlarken yürüdüm. S. 33 İmparator bir parça kuru ekmek için dilense bile hala imparatordur; paranız olmayabilir, ama siz hala Küçük Bey'siniz. S. 33 O günlerde annem bana sık sık "Mutlu olduğun sürece fakir olmak utanılacak bir şey değildir" derdi. S. 38 Dinlemeye istekli olduğum sürece anlatmaya hevesliydi. S. 41 Geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. Nefret edecek bir sürü şey gelird...

Kanını Satan Adam, Yu Hua

Resim
Topraktan ne çıkarsa yenebilir bence. S. 23 Kelimelerle dövüşmeliyiz, silahlarla değil. S. 84 Demirci Fang'ın borcunu kapattın ama bu kez de başka birine borçlandın, batı duvarını onarmak için doğu duvarından tuğla almak derler buna, doğu duvarındaki deliği nasıl kapatacaksın şimdi ha? S. 88 İnsan börek, ev, tarla filan satabilir ama kanını satmamalıdır. Kanını satacağına vücudunu sat daha iyi, vücudunu satmak kendini satmaktır sonuçta ama kanını satmak atalarını satmaktır. S. 89 Tuz buz olmaktan korkmayan kırık bir çömlek o; bense artık kaynayan sudan korkmayan ölü bir domuzum. S. 91 Bir avuç fazla pirinç yediğinde kimse fark etmez fazla yediğini, bir avuç az yerse onu da fark etmez. S. 116 Kıtlığın gelmesi yakındır, hayatı boyunca birkaç kez zor zamanlardan geçmeden, kimse yaşamını tamamlayamaz kaçamazsın bundan. S. 117 Kalp yüzden ayrıdır, birinin yüzünü tanıyabilirsin ama kalbini bilemezsin. S. 177 Çarçur etmeyin parayı, çeliğin iyisi bıçağın kese...