Kayıtlar

Ursula K. Le Guin etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yerdeniz Büyücüsü, Ursula K. Le Guin

Resim
Duyabilmek için susmak gerekir. s. 26 Akıllıya soru gerekmez; aptal ise boşuna sorar. s. 40 Gözbağı, sadece onu gözleyenin duyularını kandırır; insanın onu gördüğünü, duyduğunu veya hissettiğini zannetmesini sağlar. Ama nesneyi değiştiremez. s. 49 Bir büyücü, sadece yakınında olup ismini tam ve net olarak koyabildiği şeyleri denetimi altında tutabilir. Bu da iyi bir şeydir. Eğer böyle olmasaydı, güçlülerin kötülükleri ve de bilgelerin delilikleri, çoktan değiştirilemeyecek şeyleri değiştirme yollarını arar, Denge'yi bozardı. Dengesi bozulan deniz, üzerinde tehlikelere maruz kalarak yaşadığımız karaları basar ve eski sessizlikte tüm sesler ve isimler kaybolurdu. s. 54 Fakat gerçek şu ki, insanın gerçek gücü, büyüyüp bilgisi arttıkça izleyebileceği yol, iyice daralıyor. Ta ki, en sonunda sadece ve sadece mutlaka gerekenden başka yapacak şeyi kalmayıncaya kadar. s. 78 Kötü bir yol, insanı iyi bir sona ulaştırabilir. s. 117 İnsanlar bilmedikleri şeylerden korkarlar. s. 123 Bir insan, ...

Mülksüzler, Ursula K. Le Guin

Resim
“Bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı.” (s.9) “Ne kadar insan varsa, o kadar değişik duygu vardı.” (s.11) “Ölmek, kendini yitirmek ve diğerlerine katılmaktır.” (s.13) “Konuşma paylaşmadır, birlikte yapılan bir sanat.” (s.31) “İnsanın sevmediği bir işi yapması ahlak dışı değil miydi? İşin yapılması gerekiyordu ama bir çok insan nereye gönderildiklerine pek aldırmıyor ve sık sık iş değiştiriyordu; aslında gönüllü olmaları gerekirdi.” (s.47) “Sahip olmak yanlıştır, paylaşmak doğrudur.” (s.48) “Acı çekmek bir yanlış anlamadır.” (s.56) “Şu acıyı, bu acıyı dindirebiliriz, ama Acı’yı dindiremeyiz. Bir toplum ancak toplumsal acıyı –gereksiz acıyı- dindirebilir. Gerisi kalır. Kök, gerçek olan.” (s.57) “Düşüncenin doğasında iletilmek vardır: yazılmak, konuşulmak, gerçekleştirilmek. Düşünce, çimen gibidir. Işığı arar, kalabalıkları sever, melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça d...