Eski Bahçe, Tezer Özlü

Ben belki de her gece aynı yerde oturuyorum. Düşünmemek için. s. 9

Onu bekledim. Gelsin. Elimi tutsun diye. s. 10

İnandığım hiçbir şey yok. s. 10

Bir şey söyle.
Bitsin. Her şeyi bitirsin. İşin çok başındayız daha. Bitsin. s. 10

Uzun bir süredir gitmek istiyordum buralardan. 
Nereye?
Herhangi bir yere. Burada hiç kıpırdamadan ölmemek için. s. 15

Oysa o büyük evin içinde her birimizin uykularının ne büyük bir yalnızlıkta geçtiğini biliyorum. Ninem ölüm döşeğinde uzun süre yattı. Yatağı benimkinin tam karşısındaydı. Ben büyüyordum. O ölüyordu. s. 21

... -her şey ölüyor. s. 25

İkimizin konuşabileceğimiz bir dil var, ama o ağır işittiği için beni duymuyor zaten. Duyabildiklerini de hemen sonra unutuyor. -Ne büyük bir mutluluk.- s. 25

hiç ölmeyeceğim işte
ölüme ölmemekle karşı çıkıyorum
ölmemek de bir çeşit ölüm mü s. 31

yazamıyorum
bir araya getirdiğim harfler beni anlatmaktan uzak s. 38

insanlar mutlu günlerin önlerine geçiyorlar s. 39

neyi
ya da 
kimi
bekliyorum
güneş aynı güneş
geceler aynı geceler
bir tek ay var s. 41

her şey geçiyor
ve
hiçbir şey geçmiyor s. 43

kimseyi gömmek istemiyorum ben
ve kimsenin de beni gömmesini s. 44

Her gün bir öncekinin aynıydı. s. 56

Güzel bir sıcaklık var. Hele bu sıcaklık yılın duyulan ilk sıcaklığı olunca. Sigaraların da tadı bir başka. Sonu kesilmeden içebiliyor insan. s. 59

Halklara olan sevgisini, insan ancak bireylerle olan ilişkilerinde geliştirebilir. Çok sevmeyen, çok sevişmeyen birinin insancıl bile olabileceğine inanmıyorum, diyorum. s. 72

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gözlerin İstanbul Oluyor Birden, Yavuz Bülent Bakiler

Ben Sana Mecburum, Attila İlhan

Martin Eden, Jack London

Soğuk Kazı, Birhan Keskin

Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık, Sylvia Plath

Şeker Portakalı, José Mauro de Vasconcelos

Heyecanlar Üzerine Bir Kuram Taslağı, Jean-Paul Sartre

Ariel ve Seçme Şiirler, Sylvia Plath

Böyle Küçük Şeyler, Claire Keegan

Sessiz Bahar, Rachel Carson