Seneler, Annie Ernaux

"Var olmak susamadan kendini içmektir." Sartre s. 15

İnsanların ölmesi sarsmıyordu bizi. s. 32

Fazla okumak insana kafayı yedirirdi. s. 42

Hiçbir şey, ne zeka, ne eğitim, ne güzellik, hiçbir şey bir kızın cinsel itibarı, yani evlilik piyasasındaki değeri kadar önem taşımıyordu. s. 69

Evleninceye kadar, aşk hikayeleri milletin meraklı bakışları ve yorumları altında yaşanırdı. s. 69

Kendisini hiçbir yere ait hissetmiyor, bilginin ve yazının dünyası hariç. s. 82

İnsanlar bütün bu nesnelerin bir işe yarayıp yaramadığını, onlara ihtiyaç duyup duymadıklarını sorgulamıyor, sadece sahip olmayı arzuluyor ve hepsini derhal almaya yetecek kadar para kazanamamanın sıkıntısını çekiyorlardı. s. 84

Gittikçe daha hızlı ve çok şeyin hayatımıza girmesi, geçmişi geriye atıyordu. s. 84

Her okuduğu kitapta, o da kendi hayatını böyle anlatabilir miydi acaba diye geçiriyor içinden. s. 94

Başka türlü düşünmek, başka türlü konuşmak, yazmak, çalışmak, başka türlü var olmak: Her şeyi denemekle hiçbir şey kaybetmeyeceğimize inanıyorduk. s. 102

Beklenmedik olanı beklemek usandırıyordu. s. 167

Geleceğin yerini, içini kemiren bir aciliyet duygusu aldı. s. 219

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son Mektup, André Gorz

Şeker Portakalı, José Mauro de Vasconcelos

Mutlu Olma Sanatı, Arthur Schopenhauer

Soğuk Kazı, Birhan Keskin

Kayıtsız Adam, Marcel Proust

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı

Bahçıvan ve Ölüm, Georgi Gospodinov

Eski Bahçe, Tezer Özlü

Bütün İnsanlar Ölümlüdür, Simone de Beauvoir

Belki Yine Gelirim, Ahmet Telli