Katlanılmaz Sığırtmaç, Roberto Bolaño


Mezarlıklar sonsuzluğun aslına uygun kopyası. s. 35

Polis nedir? Davranışlarının hesabını kimseye vermek zorunda olmayan, tek bir sözcükle ifade edecek olursak dokunulmazlığın keyfini sürendir. s. 49

Tüm taklitler iskambil kağıtlarından yapılmış bir kule misali devrilirler. s. 53

Fareler fareleri yemez. s. 65

Belki tutku -diğer insani duygulara kıyasla- daha kısa ömürlü olduğundan, belki de arzu nesnesine fazla maruz kaldığımızdan hepimiz nihayetinde hayran olduğumuz şeyin kurbanına dönüşürüz. s. 78

İnsanların kendilerinden başka bir şeyi dert ettikleri yok, diye düşündü ciddiyetle. s. 95

Nasıl ki sözcüklerim varsa sessizliğim de var. s. 109

Kitaplar bitimlidir, cinsel münasebetler bitimlidir, gelgelelim okuma ve sevişme arzusu bitimsizdir, ölümümüzü, korkularımızı, barış umutlarımızı bile aşar. s. 125

Sıkıntı çölündeki bir dehşet vahasıdır. Modern insanın hastalığına bundan daha iyi bir teşhis konmamıştır. s. 130

İstediğini söyleyeceksen istemediğini de duyacaksın. s. 146

Beynimizin mermerden bir anıt mezar olduğunu zannediyoruz, oysa kartondan yapılma bir ev, çorak bir araziyle sonsuz bir şafağın arasında kaybolup gitmiş bir gecekondu aslında. s. 151

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son Mektup, André Gorz

Şeker Portakalı, José Mauro de Vasconcelos

Mutlu Olma Sanatı, Arthur Schopenhauer

Soğuk Kazı, Birhan Keskin

Kayıtsız Adam, Marcel Proust

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı

Bahçıvan ve Ölüm, Georgi Gospodinov

Eski Bahçe, Tezer Özlü

Bütün İnsanlar Ölümlüdür, Simone de Beauvoir

Belki Yine Gelirim, Ahmet Telli