"Daha mutlu olmasını istediğimiz bir geçmişi yadsıyarak
onu yeni karşılaştığımız insanlar için değiştirebileceğimizi ummamız bu
insanların çekiciliğinden ileri gelir." S.9
"Kadınlar bedenlerini nasıl verirlerse, erkekler de
ruhlarını öyle verirler: Bölge bölge, en açıktan en gizliye doğru." S.9
"Kadınlara fazla önem vermemeli, ama onlara baktıkça
heyecanlanmalı, böylesine ufak şeyler için böylesine hoş bir duygu
duyabildiğimiz için kendimize hayran olmalıyız." S.15
"Yaşam hepimize aşkta alçakgönüllülüğün kolay olduğunu
öğretir. Bazı bazı en nasipsizler beğenilir; en çekiciler başarısızlığa
uğrar." S.17
"Erkeklerin beğenileri, yaşamlarından gelip geçmiş
kadınların bulanık birbirine karışmış imgelerini sakladığı gibi, kadınların
kafası da kendilerini sevmiş olan erkeklerin birbiri ardından getirdiği
tortulardan oluşmuştur. Çoğu zaman, bir kadının bize çektirdiği korkunç acılar,
başka birinde uyandırdığımız aşkın dolaylı yıkımının nedeni olur." S.18
"Bilinmedik bir öz, kendimizi durmuş oturmuş bir
kimyasal bileşime dönüştürmemiz için oluşumumuzda eksik olan bir öz çıkarırlar
da ondan severiz insanları." S.24
"Biz gerçek olduğuna inandıktan sonra, aldığımız haz
yalancı olmuş olmamış, ne çıkar..."S.36
"Olduğum gibi görünmek istemem herkese." S.37
"Belki de insanları en çok bölen şey, kimilerinin her
şeyden önce geçmişte, kimilerinin de yalnız içinde bulundukları dakikada
yaşamalarıdır." S.39
"...bir kadının bizde uyandırabileceği düş
kırıklıklarının en kötüsü, bizi rakiple düş kırıklığına uğratmasıdır." S.50
"İnsan kişiliğini biçimlendirebilir, onu yeniden
kurabilir." S.51
"The wearist river... diye yinelerdi sık sık 'en
çelimsiz nehir, çok seviyorum bunu...
En çelimsiz nehir benim, Dickie... Usul usul denize doğru
gidiyorum." S.56
"Kadınlar birer büyük çocuktur, Marcenat. Masal
duygularını yitirmemişlerdir. Hem onlar için gelecek yaşamın çerçevesi öylesine
dardır ki, hep sıyrılmak isterler bundan." S.64
"İnsan, karşısındakinin tüm yaşamını durmamacasına
yenilenen bir zenginlikle doldurmasını bilmiyorsa, sevilen varlığı kendimize
bağlamamız için büyük bir aşk yetmez." S.91
"Hiçbir şey paylaşılmayan bir büyük aşk kadar alay
konusu olmaz, ama hiçbir şey de bu denli alçak gönüllülük vermez insana;
sevildiğimi sezince şaşırıp kalıyordum. Gerçek şu ki; bir erkeği zorlu
pençesine almış bir tutku, hiç arzulamadığı bir zamanda kadınları kendine
çeker." S.96
"Güç beğenir insanlar nasıl da üstün tutulur." S.97
"İnsanları yenmek, onları umutsuzluğa süreüklemek
kolaydır. Şimdi, başarısızlıktan sonra da, bunu hiç istemeseler bile, onları
sevmeye çalışmanın daha güzel olduğuna inanıyorum.'' S. 104
"Bana hepsinden daha korkunç gelen şey, bir gün hiç
kuşkusuz acımın da öleceği." S.109
"Hep kendine acımaya, kendini nasıl olmak istiyorsa
öyle anlatmaya eğilim gösterir insan."S.110
"Şımarık bir kız, acılı bir kadın olur derdi, bir
çocuğu zengin olduğunu sanmaya çalıştırmamalı; yaşamda nelerle karşılaşacağını
Tanrı bilir derdi. Bir genç kızı övmek ona kötülük etmektir." S.111
"Benim müzik beğenimi eğitimim değil, şiddetli
duygularım geliştirmişti." S.123
"Bir erkek bütün yaşamını bir aşka oynamaz; işi vardır,
dostları, düşünceleri vardır." S.162
"Yaşamda her şey beklenmedik bir biçimde çıkıyor
karşımıza sonuna kadar da böyle olacak belki." S.166
"İnsan güçle isterse, her zaman değiştirebilir.'' S.190
"Kadınlar bir söz ya da bir yeminle bağlanabilirler.
Yanlış. Kadınların bir ahlakı yoktur, yaşama biçimleri sevdikleri kişilere
bağlıdır.'' S. 194
"Belki kırk yaşımda yaşamı biraz anlamaya başlayacağım,
ama iş işten geçmiş olacak." S.200
"Öyle sanıyorum ki yaşasaydın, seni mutlu edebilirdi.
Ama yazgılarımızla isteklerimiz her zaman çelişiyor.'' S.206