Fakir Kene, Birhan Keskin




Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kim bilir, birazdan uzanıp dokunursun. s.9

Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki, bırak patronlar seni kovsun! s.10

Kışları dünyada olduğumu daha iyi anlıyorum ben. s.14

Bu başıma gelenleri hiç anlamış değilim... Sen de başıma gelsene... Beraberce bakarsak belki anlamama yardımcı olursun. Yani senden istediğim, bencilce. Bunu bilerek gel. Ayrıca şu bencil sözcüğünü kafamıza kakanlara küfürler ederek de gel. s.18

Geç bunları Ross, geç bunları
Nasıl olsun bizim öyle kompartıman kompartıman
Sağlıklı süreçlerimiz
Biz Ross, al sana misal;
Ali öldürüldü dövülerek,
Kadın erkek hepimiz onun anasıyız.
Sağlıklı yas ne Ross? s.35

Kadınların kaburgadan yapıldığına
Kadınları bile inandıran neydi Birhan?
Asıl mesele diyorsan buraya dönelim, şimdiye
Söyle artık başımıza bu işleri açan yine erkekler değil miydi?
Dönelim Van’da bir kadına, dönelim Mardin’de, dönelim İzmir’de
Dönelim Birhan bak geç oluyor hava kararıyo evimize dönelim
Bize bunları söyleten neydi, gülerken ağız kapatmayı, ağlarken saklanmayı
Her lafa karışmamayı, yazmamayı Birhan, çizmemeyi bize dayatan kimlerdi? s.38

Ben bunu gözlerimle gördüm, yalan yok, kendi balkonumda!
Bir acı biber bile yanındaki bibere sarılıyordu. s.47

Bir küfür gibi evde oturuyorum. s.50

Anne bak, ben kime yazılmış çok eski bir mektubum
Böyle, derine derine saklanmış kalmış.
Dünya yerinde bir uykuya yatırılmış, hiç uyumamış.
Kışlarda zor hatırası, yazlarda tahammül yorgunu
Anne benim gönlümün kimyası ne bu böyle? s.56

İnsan yokuşlu bir şeydir bana her daim, bu yol dümdüz gitmem gerekiyor. s.59

Yağmur asla yalnız yağmayan şeydir. Yağmurun yalnız yağdığını söyleyenlere inanma sen. Yağmur, bilebildiğim en kalabalık şey benim. s.70

Gökyüzü var ya bir çeşit imkansızlıktır Hayrişciğim, en azından ayağı yere basanlara. Ben o yüzden işte gökkubbe sözcüğünü severim daha çok. Gökyüzü değil ama gökkubbeyi hep şefkatin mekanı olarak anlamışımdır ben, öyle yakıştırmışımdır. Kubbe. Ne güzel değil mi, ne kadar şefkatli. Nasıl çın çın. s.70

-Lan Hayriş. Ya öteki taraf diye bir şey yoksa.
-Olmazsa olmasın. N’olcak! Bu taraf yetmiyor mu?
-Yetseydi söz konusu olur muydu oğlum? İnsan dediğine ancak artarsa yeter. s.73

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son Mektup, André Gorz

Şeker Portakalı, José Mauro de Vasconcelos

Mutlu Olma Sanatı, Arthur Schopenhauer

Soğuk Kazı, Birhan Keskin

Kayıtsız Adam, Marcel Proust

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı

Bahçıvan ve Ölüm, Georgi Gospodinov

Eski Bahçe, Tezer Özlü

Bütün İnsanlar Ölümlüdür, Simone de Beauvoir

Belki Yine Gelirim, Ahmet Telli